Site Menüsü

Arap Atasözleri ve Deyimlerinden Bazıları

Her milletin tecrübe ve birikim dolu sözleri vardır. Atasözleri ve deyimler de bir milletin duygu, düşünce, tecrübe, tavsiye ve birikimlerini bizlere aktarırlar. Biz bu çalışmamızda “Ferâidü’l Edeb” - Arapların darb-ı mesel olmuş bazı sözlerini her seviyedeki din adamlarının istifadesine arz ediyoruz:

                    

ATASÖZÜ - DEYİM / TÜRKÇE KARŞILIĞI

- A‘dâ mine’l  ‘akreb

Akrepten daha tehlikeli

- A‘tî ehâke temreten fein ebâ fe cerreten

Kardeşine hurma ver -çekinir de- almazsa taş ver

- Ahallü min lebeni’l ümmi

Ana sütünden daha helâl

- Ahkadü min cemelin

Deveden daha kinci

-Ahkaru mine’t türâb

Topraktan daha mütevazı

-Ahkemu min Lokmân

Lokman –Hekim- dan daha hâzık/tabip

-Ahlemu mine’l Ahnef

Ahnef’ten daha halimselim/hoşgörülü

-Ahyalu min dîkin

Horozdan –yürüyüşünde- daha kibirli

-Ehyalu mine’l ‘urâb

Kargadan –yürüyüşünde- daha kibirli

-Akli‘ şevkeke biyedike

Elindeki dikeni elinle çıkar

-Âlefe min kelbin

Köpekten başka uğurlayanı olmadı

-Bâlet beynehum es se‘âlibu

Aralarına tilkiler bevletti/ araları açıldı

-Bi‘tü‘ cârî ve lem ebî‘ dârî

Komşumu satın aldım, evimi değil

-Celîsu’l mer’i misluhu

Kişi dengi ile oturup kalkar

-Cîfetün lâ tü‘akkiru bahren

Küçük /Bir leş koca denizi kirletmez

-Dehale’l Fuzûliyyu en nâre fe kâle el hatabu ratbun

Fuzûlî ateşe girdi de odunlar yaş (iyi yanmıyor) dedi

-Dünyâke mâ ente fîhi

Dünyan seni meşgul eden şeydir

-Eb‘adü mine’n necmi

Yıldızdan daha uzak

-Eci‘ kelbeke yettibi‘ke

Köpeğini aç tut ki peşinden gelsin

-Ecvedü min Hâtemin

Hâtem et- Tâî’den daha cömert

-Ed tedbîru nisfu’l ma‘îşeti

Tedbir –iktisat- geçimin yarısıdır

-Edebu’l mer’i hayrun min zehebihi

Kişinin edebi altınlarından daha hayırlıdır

-Eksâ min basaletin

Soğandan daha giyinik

-Ekseru’z zunûni muyûnun

Zannın çoğu yalandır

-Ektemu mine’l arzi

Topraktan daha ketûm/sırcı

-El  ‘iyânu lâ yehtâcu  ‘ale’l beyâni

Âyana beyan gerekmez

-El ‘ilmu fis sudûri lâ fis satûri

İlim göğüslerdedir, satırlarda değil

-El asîlü ya‘melü bi aslihi

Asil asaletle hareket eder

-El asîlü yecûdu

Asil cömert davranır

-El belâyâ  ‘ale’l havâyâ

Belâlar havada uçuşur durur

-El câru sümme’d dârru

Önce komşu sonra ev

-El cezâu min cinsi’l ‘ameli

Ceza suçun cinsinden olur

-El edebu malun vesti‘mâluhu kemâlun

Edep bir sermayedir –yerinde- kullanılması ise bir sanattır

-El hareketü bereketün

Harekette bereket vardır

-El hazeru eşeddü mine’l vakî ‘ati

Tehlikeye düşmek korkusu tehlikeye düşmekten daha kötüdür

-El hubbu a‘mâ

Aşk- sevgi- kör yapar/aşk mantık tanımaz

-El hurru hurrun ve in messehu zurrun

Zor dokunsa/Zor görse bile hür yine hürdür

-El ihsân yakta‘ul lisân

İyilik dili keser/susturur

-El kelbu kelbun ve lev tavvaktehu zeheben

Altın tasma taksan da köpek yine köpektir

-El me‘âziru mekâzibu

Mazeretler yalanlardan ibarettir

-Ene teikun ve ente meikun fe keyfe nettefıku

Ben öfkeli; sen ağlamaklı, bilmem nasıl uzlaşacağız?

-Enebnu Celâ

Ben ki Filân’ın oğluyum!

-Ente merreten  ‘ayşun ve merreten çeyşun

Anlamıyorum seni, bazen dost bazen düşman askeri gibisin

-Er râidü lâ yekzibu ehlehu

Kervanın öncüsü -su ve ot tespitçisi- kervana yalan söylemez

-Erhasu min türâbin

Topraktan daha ucuz

-Erhasu mine’d temri bi’l Basrati

Basra’da hurma ne kadar ucuz ise ondan bile daha ucuz

-Es sabru hîletün men lâ hîlete lehu

Bildiği/ Başka bir hilesi –taktik- olmayan için sabır en iyi hiledir

-Es sevru yahmî enfehu bi revkıhi

Öküz –bile- boynuzlarıyla burnunu korur

-Esheru mine’n necmi

Yıldızdan daha uyanık/Erkenci

-Eskalü min uhudin

Uhut Dağı’ndan daha ağır

-Eş şâtü’l mezbûhetü lâ yu’limuhâ es selhu

Boğazlanmış koyuna derisinin yüzülmesi -artık- acı vermez

-Eşkeru min kelbin

Köpekten daha müteşekkir

-Et ta‘biru nisfu’t ticâreti

Reklâm ticaret ilminin yarısıdır

-Halekallahu li’l harbi ricâlen

Allah savaş için ne mangal yürekli yiğitler yaratmıştır

-Halli’l hi(e)sâb li yevmi’l hisâb

Hesap günü için hesabı hallet

-Hattâ yarci‘a ed derru fid derr‘i

İmkânsız!/Süt memeye geri girinceye kadar

-Hayru silâhi’l mü’mini mâ vekâhu

Müslüman’ın en iyi silâhı onu koruyan şeydir

-Hayru’l ‘ina el kanû‘u

Zenginliğin en hayırlısı kanaattir

-Hayru’l kelâmi mâ kalle ve delle

Sözün en hayırlısı az ama meram ifade edenidir

-Hayru’l mâli mâ nefe‘a

Malın en hayırlısı –kişiye- fayda verenidir

-Hel telidü el hayyetü illâ hayyeten

Yılan yılandan başka ne doğurabilir ki?

-Huz mine’d dehri masafâ ve mine’l ‘işi mâ kefâ

Zamanın bereketli olanını, geçimden de kâfi olana sarıl

-İbilî lem ebi‘ ve lem eheb

Deve benim devem. Satmadım, hibe etmedim!/Malımın kâhyası mısın?

-İhzar minez zi’bi!

Kurttan sakın!

-İn selimte mine’l esedi felâ tatma‘ fî saydihi

Aslanın pençesinden kurtulabilirsen bir daha onu avlamaya tamah etme

-‘İş receben tere  ‘aceben

Recep ile yaşa da görürsün! /Yaşanacak biri değil/Daha ne gördün ki? O ne…

-‘İş tere mâ lem tere

Çocuksun, çocuk!/Yaşa da bak daha neler göreceksin!

-‘İnde’ş şedâidi tezhebu’l ahkâd

Musibet anlarında kinler gider

-‘İnde’ş şedâidi tu‘refu’l ihvân

 Dost kara günde belli olur/Kardeşler zor anlarda belli olur

-‘Ayrî ye’külü ed decâce ve ene eka’u fis siyaç

Benim dışımdakiler tavuğu yesin, ben de dikenli tellere oturayım /Adalet mi?

-İnneke lâ tecnî mine’ş şevki el‘inebe

Tabi ki/ Dikenden üzüm devşiremezsin

-İnne’l hazere lâ yedfe‘ul makdûre

Tedbir takdiri bozmaz

-İnne’n nisâe şakâiku’l akvâmi

Kadınların milletlerin açan gelincik çiçekleri olduğunda şüphe yoktur

-İrhem men dûneke yerhamke men fevkâke

Astına merhamet et ki üstün de sana merhamet etsin

-İsme‘ ve lâ tusaddik!

Dinle ama hemen kanma!

-İyyâke en yadribe lisânuke  ‘unukake!

Dikkat et dilin kelleni götürmesin!

-İzâ câe ecelü’l be‘îri hâme havle’l bi‘ri

Eceli gelen deve su kuyusunun kenarında otlar

-İzâ câe’l kaderu  ‘aşiye’l basaru

Kader gelip çatınca gören gözler kör olur

-İzâ halleti’l mekâdîru batalet ed tedâbîru

Kader gelip çatınca tedbirler işe yaramaz olur

-İzâ razekakellahu ma‘rifeten felâ tehruk yedeke

Allah seni bir yetenekle-sanat- nimetlendirdiğinde dikkat et ha elini yakmasın

-İzâ şâverte el ‘âkıle sâre akluhu leke

Akıllıya fikir danışman aklını sana ait kılar

-İzâ temme’l  ‘aklu nakase’l kelâmu

Akıl tam olunca kelâm az olur

-İzâ zelle’l âlimu zelle bizelletihi âlemun

Âlim zillete düşerse –bütün- âlem zillete düşer

-Kad yu’hazu’l câru bi zenbi’l câr

Komşunun ceremesini bazen komşusu çeker

-Kâne himâren feste’nese

Erkek eşekti kancık eşek oldu/Güçlü iken zayıflığı kabul etti

-Kâne kürâ‘an fesâra zirâan

Eğri iken ölçü aleti –doğruluk ölçüsü- oluverdi, hayret!

-Kelka‘beti tüzâru ve lâ tezûru

Mübarek (!) Kâbe gibi, ziyaret edilir, ziyaret etmez

-Kemâ tedînü tüdânu

Nasıl muamele edersen öyle muamele görürsün

-Kemâ terâni yâ Cemil erâke

Cemil! Bana hangi gözle bakıyorsan ben de sana o gözle bakarım

-Küllü habbetin lehâ keyyâlun

Her danenin bir ölçeği vardır

-Küllü hemmin ilâ ferecin

Her gamlı günden aydınlık günlere giden bir yol vardır/Bu da gelir bu da geçer

-Küllü memnû‘in metbû‘un

Haramların çekiciliği vardır

-Küllü re’sin bihi sudâ’un

Her başın ağrısı olur

-Küllü şâtin tünâta  bi ricleyhâ

Her koyun kendi bacaklarından asılır

-Küllü zâti zeylin tehtâlü

Her uzun etek sahibi -nimet- kibirlidir

-Küllühum tâlibu saydin

Hepsi av peşinde /Güvenme, hepsi fırsatçılar

-Küllün yecurru en nâre ilâ kursihi

Menfaat söz konusu olunca /Ateş bile olsa herkes onu midesine indirmeye bakar

-Küllün yehtetıbu fi hablihi

Herkes urganına odun toplar

-Lâ  yezurru es sihâbe nebhu’l kelbi

Köpeğin havlaması bulutlara zarar vermez

-Lâ hayra fi erabin elkâke fî lehebin

 Seni ateşe atan yoksullukta ne hayır olabilir ki?

-Lâ ıtre ba‘de’l ‘Arûsi

Arûs’tan sonra koku sürmek yok

-Lâ rasûle keddirhemi

Para gibi aracı yoktur

-Lâ re’ye limen lâ yutâ’

Sevk ve idare yetkisi olmayanın görüşü mü olur sanki

-Lâ tedhu’l beyne’l basali ve kışrihâ

Soğanla kabuğu arasına girme!

-Lâ telidü ezzibetü illâ zi’ba

Kurt ancak kurt doğurur

-Lâ tercû hayra men lâ yercû hayrake

Hayrını ummayan kişiden hayır bekleme

-Lâ termi sehmen ya‘siru aleyke radduhu   

Geriye alamayacağın oku atma

-Lâ tu‘allim el yetîme el bukâe

Yetime ağlamayı öğretme!

-Lâ tüfekkir felehâ’l müdebbir

Düşünme tedbirini alan var!

-Lâ tüahhir  ‘amele’l yevmi li ‘adin

Bugünün işini yarına bırakma

-Lâ uhibbu demî fî tasti zehebin

Kanımın bana altın tas içinde sunulmasını istemem

-Lâ ya‘rifu el hirru mine’l birri

Kedi iyilikten anlamaz/Nankör kedi!

-Lem yezheb min mâlike mâ ve‘azeke

Ziyanı sana tecrübe olan malın heba olmamıştır

-Lev kultü temreten le kâle cemreten

Ben temre –hurma- desem o cemre –taş- diyor

-Levle’l murabbî  mâ  ‘areftü rabbî

Terbiyeciler olmasaydı Rabbimi bilemezdim

-Leyse fi’l hubbi meşveretün

Aşk danışmaz/Aşk mantık tanımaz     

-Leyseddelvu illâ bir reşâ

İpsiz kova ne işe yarar?

-Leyse’l harîsu bi zâidin fî rizkıhi

Tamah, tamahkârın rızkını arttırmaz

 -Li külli ‘adin taâmun

Her yarının bir –rızkı- nimeti vardır

-Li külli ‘akdin hallun

Her düğümün bir çözümü vardır

-Li külli deniyyin dûnehu deniyyun

Her alçaktan daha alçak olanı vardır

-Li külli hıtâbin cevâb

Her hitap cevabı gerektirir/Her sataşma cevap hakkı doğurur

-Li külli kadîmin hurmetün

Her eskinin hürmeti –saygınlığı- vardır

-Li külli makâmin makâl ve li külli dehrin ricâl

Her makamda söylenebilecek söz, her devrin de kendince adamları vardır

-Li külli sâkıtatin lâkıtatün

Yerin kulağı var/ Düşünülmeden söylenen her sözün toplayıcısı vardır

-Li külli sevbin lâbisin

Her elbisenin bir giyicisi vardır

-Li külli şemsin ma‘ribun

Her güneşin bir zevali vardır

-Liş şedâidi tüzahheru er ricâlü

Zor günler için ricâl  -yiğit- beslenir

-Mâ eddehru illâ hâkezâ fasbir

Elinden ne gelir, sabret! /Zaman işte!

-Mâ ez zübâbu ve mâ merakatühu?

Sinekten ne kadar yahni çıkar ki?

-Mâ hakke cildeke misle zıfrike

Derini tırnağından daha iyi ne kaşıyabilir ki?

-Mâ indehu hellun ve lâ hamrun

Ne faydası var ne de zararı/tavşan pisliği gibi ne kokar ne bulaşır

-Mâ küllü sevdâin temren

Her siyah hurma değildir

-Mâ lehu sebedun ve lâ lebedün

Ne kılı var ne de yünü /Fakir mi fakir

-Men sâre na‘çeten ekelehu’z zi’bu

Uysal koyun kesileni kurtlar yer

-Men azzame sı‘âre’l mesâibi ibtelâhullâhu bi kebâirihâ

Küçük musibetleri büyütene Allah büyük musibetler verir

-Men câle nâle

Çalışan muradına nail olur

-Men cedde vecede

Arayan bulur

-Men e‘âneke ale’ş şerri zalemeke

Kötülükte sana yardım eden doğrusu sana zulmetmiştir

-Men ehabbe şey’en eksere min zikrihi

Bir şeyi çok seven onu çokça zikreder

-Men haşiye ezzi’be e‘adde zi’ben

Kurttan korkan hazırda bir kurdu tutar

-Men ister‘â ezzi’be zaleme

Kurdu çoban tutan kimse zulmetmiş olur!/Kurda kuzu teslim eden zulmetmiş olur

-Men ittekele ‘âla zâdi ğayrini tâle cû‘uhu

Başkasının azığına güvenen çok aç kalır

-Men razıye  ‘an nefsihi kessere essâhitîne ‘aleyhi

Kendinden razı olana kızan çok olur /Kusursuz olduğunu zanneden şimşekleri üzerine çeker

-Men teennâ edrake mâ temennâ

Sabırla hareket eden dileğine kavuşur

-Mesâibu kavmin   ‘inde kavmin fevâidu

Bir kavme isabet eden musibetler diğer bir kavim için faydadır

-Min şehveti’t temri yumassu en nevâ

Çekirdeğini emdirip durduran şey hurmaya duyulan arzudur/şehvettir

-Mine’l habbeti tenşeu eş şeceretü

Bir tohumdan ağaç bitiverir

-Mine’ş şevketi tahrucu elverdetü

Dikenden gül çıkar

-Nebhu’l kilâb lâ yezurru bis sihâb

Köpeklerin havlaması bulutlara zarar vermez

-Ni‘med devâu  el ezmu

Diyet ne güzel perhiz

-Nisfu’l  ‘akli mudârâtün nâsi

Aklın yarısı insanlarla iyi geçinmektir

-Rabbeke ve sâhibeke lâ tekzib ‘aleyhimâ

Rabbine ve arkadaşına yalan söyleme

-Ramahullahu beliyyeten lâ uhte lehû

Allah ona dengi ve benzeri olmayan bir belâ verdi

-Rızan nâsi  gâyetün lâ tüdrekü

İnsanları razı etmek zor!

-Rubbe  ‘itkın şerrun min rikkın

Nice hürriyet kölelikten daha kötüdür

-Rubbe be‘îtin enfe‘u min karîbin

Nice uzakta olup yakındakinden daha yararlı olan kimseler vardır

-Rubbe ehin lem telidhu vâlidetün

Nice kardeş var ki (sanki) onu anan doğurmadı/annenin doğurmadığı nice kardeş vardır

-Rubbe ekletin temne‘ul ekelât

Nice bir kerecik tatma var ki vaki olacak olan bütün tatmalara mani olur

-Rubbe hâlin efsahu min lisânin

Nice hal var ki lisandan daha iyi durum arz eder

-Rubbe na‘lin şerrun mine’l hafâ

Nice çarıklı hal var ki çıplak ayaklı olmaktan daha kötüdür

-Rubbe ramyetin min ‘ayri râmin

Nice isabetli atış var ki Allah’tan gayrı atıcısı yoktur

-Rubbe suküütin eble‘u min kelâmin

Nice suskunluk var ki konuşmaktan daha iyi meram ifade eder

-Rubbe umniyetin celebet meniyyeten

Nice idealler için ölüme gidilir /Keçiyi canından eden bir tutam ottur

-Rubbebnu ‘ammin leyse bibni ‘ammin

Nice amcaoğlu var ki sanki amcaoğlu değildir

-Ruddi’l hacere min haysu câeke

Taşı geldiği tarafa atıver

-Sadruke evse‘u li sirrike

Sırrın için göğsün daha geniştir

-Sadru’l ahrâr kubûru’l esrâr

Hürlerin göğüsleri sırlar mezarlığıdır

-Sebbeke men beleğake es sebbe

Başkasının sana sövdüğünü ulaştıran sana da söver

-Silâhu’z zu‘âfai eş şikâyetü

Şikâyet zayıfların silâhıdır

-Sübbenî vasduk

Yeter ki doğruyu söyle, bana bile sövebilirsin

-Şâhidu’s sa‘lebi zenebuhu

Tilkinin şahidi kuyruğudur

-Şerru eyyâmid dîki yevme ‘usile riclâhu

 Horozun en kötü günü iki ayağının yıkandığı gündür

-Tâcu’l murûeti et tevâzu

Adamlığın tacı; alçakgönüllülüktür

-Tamâmur rabî‘i es sayfu

Yaz gelmeden bahar tastamam gelmiş olmaz

-Tarfu’l fetâ yuhbiru an cinânihi

Gencin dış görünüşü içinden haber verir

-Temûtü el hurretü ve lâ te’kül sedyeyhâ

Ölür de iffetini kirletemez

-Terkü mâ lâ yaslehu aslahu

Yaramayanı terk etmek en doğrusudur

-Terkü’l cevâbi âle’l câhili cevâbun

Cahile cevap vermemek cevaptır

-Utrüki’ş şerre yetrukke

Kötülüğü terk et ki o da senin yakanı bıraksın

-Veylun li’r re’si mine’l lisân

Kafanın çektiği dil belasıdır/Kemiksiz dilin ceremesini baş çeker

-Yâ ibilî ‘ûdî ilâ mebârikiki

Ey develerim mübareğinize/yerinize/dönünüz

-Ye’külnî es subu’u  velâ ye’külnî kelbun

Yırtıcı hayvanlara malım helâl olsun. Ama (nankör) bir köpek malımdan (bir şey) yemesin/Malım yırtıcı hayvanlara sebil, ama nankör bir köpeğe (bile) zırnık koklatmam!/Nankör!

-Ye’tike bi’l ahbâri men lem tezevvid

Hiç vazife vermediğin kişi sana haberleri getirir

-Ye’tike küllü ‘adin bimâ fîhi

Her yarın sana içindekilerle gelir

-Yebnî kasran ve yehdimu Mısra

 Saray inşa edeyim derken Mısır’ı yıkar/kaş yapayım derken göz çıkarmak

-Yedhulü Şa‘bân fî Ramazân

Şaban ayı Ramazan’da girer/Çarşamba’nın gelişi Perşembe’den bellidir

-Yedhunu min kârûretin fâriğatin

Boş şişeden yağlanır /Sinekten yağ çıkarır/ Öyle Cimri ki

-Yehubbu me ‘a külli rîhin

Her rüzgâra göre yön değiştirir/ Dönek/Kararsız

-Yu‘addu li kelbi sûin kelbun yu‘âdiluhû

Azgın köpeğe karşı dengi hazır tutulur/beslenir

-Zağ el fe’se fîr re’si

Fesin yeri baştır

-Zehebe emsi bi mâ  fîhi

Dün içindekilerle geçip gitti/ Dün dündü bugün yeni şeyler söyleyelim

-Zehebe’l himâru yatlubu’l karneyni fe‘âde maslûbe’l uzuneyni

Eşek boynuz armaya çıkmış da kulaksız olarak geri dönmüş

-Zehebû tahte külli kevkebin

Yollarını kaybettiler, yollarını uzattılar/Gez babam gez!

-Zi’bun isten‘açe

Koyun postuna bürünen bir kurt!/O ne tilkidir, o!

-Zilletürre’si tünsî zillete’l kademi

Başın zilleti ayağın zilletini unutturur

KAYNAK

Ferâidü’l Edeb (El Muncid Fi’l Lüğa Vel  A’lâm, Luvis Ma’luf, Dâru’l Maşrik, 26. Baskı, 1982, Lübnan Baskısı İle Birlikte), s.968–1014.

 

 

                                                                                                                    

                                                                                                                  

Saat
Hava Durumu
Anlık
Yarın
16° 19° 12°
Takvim